Çarşamba, Temmuz 31, 2013

Hayatınızın 6 taktiği

Hayatınızın 6 taktiği


Bir insanın kendisini motive etmeye çalışması her zaman kolay olmamaktadır. Genellikle kendi kendine motivasyonun artırılması konusu insanların belki de cevabını en çok merak ettikleri konuların başında gelir.

1- Sağlıklı bir vücuda sahip olun: İnsanların hayatı boyunca karşısına çıkan sağlık sorunları onların yaşam enerjilerini azaltan ve adeta ömürlerinden çalan en önemli unsurlardan birisidir. Eğer sağlıksız ve sürekli hasta olan bir bünyeniz varsa bu çok muhtemeldir ki vücudunuzun tüm organlarını olumsuz yönde etkileyecektir. Bir noktadaki rahatsızlık zamanla başka başka organlarınızın da rahatsızlanmasına neden olabilmektedir. Eğer çok şişmanlayan bir bünyeye sahipseniz merdiven çıkarken nefes nefese kaldıysanız ve arkadaşınız aynı merdiveni bir makine gibi çıktıysa kendinizi pek muhtemel kötü hissedersiniz. Yaşadığınız sağlık sorunlarını daha az seviyelere indirmek için öncelikle kendinize bir spor programı ve bir beslenme programı oluşturmalısınız. Esasında çoğunlukla sadece diyet veya sadece spor yaparak sağlıklı kalmaya çalışmak olayın bütününden uzaklaşmanızı da sağlar. Her olayın bir bütün olduğu düşünüldüğünde sadece sağlıklı beslenmek veya sadece spor yapmak tek başına asla yeterli olmayacaktır.
Şunlara dikkat etmelisiniz;
a- Hergün en az 30 dakika egzersiz çalışması yapmalısınız. Eğer ofiste çalışan birisi iseniz en az bir ofis egzersizi ve evinizde uygulayabileceğiniz en az bir adet egzersizi en kısa sürede öğrenmelisiniz. Yapacağınız egzersizlerin teknik olarak size ne gibi faydaları olduğunu öğrenmeniz sizi motive edecektir. Konuyla ilgili bir uzmandan veya internetten ofis veya ev egzersizleri şeklinde araştırma yapabilirsiniz.
b- Beslenme biçiminizi gözden geçiriniz. Kendi vücudunuzu daha iyi tanıyınız. Bunun anlamı kendi bünyenize iyi gelen ve kötü gelen besinlerin neler olduğunu pek muhtemeldir ki siz daha iyi bilirsiniz. Örneğin size kilo aldıran besinleri iyice tanımalısınız. Ayrıca hayatınıza yeşil sebze ve meyveleri daha ağırlıklı olarak sokmaya çalışın. Kırmızı et tüketimi ilerleyen yaşlar için bir takım sağlık sorunları ortaya çıkarabilir. En kısa sürede bir hastaneye gidip gerekli rutin testlerinizi yaptırınız. Akşam saatlerinde mümkünse yatmadan 4-5 önceden birşeyler yemeyi bırakmalısınız. Karnınızı şişirmeden sofradan kalkmanızda fayda vardır. Unutmayın ki çok yemek yemek insanları fizyolojik olarak yaşlandırır. Öyleyse kendinize en uygun beslenme programını oluşturmak için en kısa sürede bir uzmandan yardım almalısınız.
c- Karnıma ne giderse kar diye düşünen insanlardan olmayın. Dengeli bir beslenme biçimi sizi hem dinç tutacaktır. Hem de daha az sağlık sorunları yaşamanıza yardımcı olacaktır. Mümkünse yazın yaz besinleri, kışın da kış meyve ve sebzeleri tüketinÖrneğin; Kışın yediğiniz domates sera domatesidir ve hormonludur. Yazın yediğiniz portakal dondurucudan çıkmıştır. Hormonlu yiyecekler vücudunuza yarar yerine zarar verir.
Hayatınızda bu besinlerin miktarını artırın; Yeşil sebze, Meyve, balık, nohut, yeşil mercimek, ızgara kırmızı et, turunçgil, çörek otu, keten tohumu, yeşil çay, ceviz, antep fıstığı, Nar ve çekirdeği, bal, pekmez, siyah üzüm çekirdeği, en az 1,5 litre içme suyu, kivi (limonun 4 katı C vitamini bulunmakta).
Hayatınızdan bu besinleri azaltın veya çıkarın; Ekmek, yanmış besinler, kızartmalar, fast food, cola vb içecekler,
Sonuç; En kısa sürede hayatınızı bir program altına almalısınız. Gerek egzersiz ve gerekse de sağlıklı beslenme biçimlerinin size en uygun olanını uzman desteği ile belirlemelisiniz. Bu uzun vadede düzenli bir yaşam oluşturmanızda size yardımcı olacak en önemli fonksiyonlardan birisidir. Karar verin ve uygulayın. Hayatınızın hangi aşamasında olduğunuz önemli değil. Çok geç diye birşey olmadığını ve siz son nefesinizi verinceye kadar her zaman bir fırsatınız olduğunu sakın ama sakın aklınızdan çıkarmayın.

2- Ruhsal Durumunuzu ve Davranışlarınızı Kontrol Altına Alın ;
Eğer çabuk sinirlenen ve olur olmaz şeylere ani reaksiyon gösteren birisi iseniz duygu durumunuzu ve vereceğiniz tepkileri kontrol altına almayı öğrenmelisiniz. Sizi sizden daha iyi kimse tanımaz. Mutlu olduğunuz zaman ki ruhsal durumunuzu hatırlayın. Hayatınızda herşeyin yolunda gittiğini sandığınız bu dönemde size göre neden az sinirlenirsiniz ? Mutlu hissetmek insana ne gibi olumlu bir bakış açısı kazandırır bunu düşünmelisiniz. Normalde tepki gösterdiğiniz bir konuya mutlu olduğunuzda daha az tepki gösterdiğinizi aklınıza getirin. Öyleyse kendini iyi hissetmek ve mutluluk olumlu bir motivasyon için en önemli kurallardandır. Mutluluk üzerinde çalışılarak kazanılacak bir tutum değildir. Ancak mutlu olabilmeniz için mümkün olabildiğince negatif insanlardan ve negatif davranışlardan kaçınmalısınız. Kendi paradigmanızda bugüne kadar olumsuzluklarla dolu bir bakış açınız varsa bunun daha olumlu olması yönünde bir karar almalısınız. Sözgelimi araba sürerken sürekli insanlara sinirleniyorsanız bunu bundan sonra yapmamak konusunda karar almalısınız. Zira trafikteki sinirlenmeniz, kızmanız, bağırmanız çevrenizdeki insanları değiştirmeyeceği gibi aksine sizlerin sinirlerinin bozulmasına neden olur. Öyleyse negatif bakış açınızı olumluya dönüştürmek için karar almalısınız.

3- İnancınızı Sorgulayın ;
Hiç neye, nasıl ve ne şekilde inandığınızı düşündünüz mü ? İnsanlar inançları sayesinde başarılı olurlar. Savaşlar kazanırlar. Her türlü zorlukları inanarak aşmaya çalışırlar. Öyleyse inanmak başarmanın en önemli konusudur. Gerçekten inanmadığınız hangi konuyu başardınız ? Bir işe başlamadan önce o olaya ne oranda inandığınızı düşünün. Yüreğinizle inandığınız ve başaracağınızı gerçekten düşündüğünüz konuda mı başarılı oluyorsunuz ? Yoksa daha az inandığınız bir konuda mı ?
Öncelikle şöyle düşünmelisiniz. Siz herşeyi başarabilecek bir süper kahraman değilsiniz. Karşınıza hangi iş veya durum çıkarsa çıksın düşünce biçiminiz kazanmak ta olmamalıdır. Her zaman kazanamazsınız. Her durum sizin için başarılı da geçmez. Elbette ki hayatınız boyunca da kazanıp kaybetmeye devam da edeceksiniz. Bu durum hayatınız boyunca da sürecek. Bazen neden olmadı veya neden başaramadım diyeceksiniz. Bazen çok uğraşacak veya çok isteyeceksiniz. Olması için kendinizi paralayacaksınız ama olmayacak. Bazen de öylesine rahatlıkla başaracaksınız ki. Bazen de hem çalışacak hem de başaracaksınız. İşte bütün bu durumlardan hangisi yaşanırsa yaşansın her bir duruma karşı aynı tepkiyi vermek sizi daha dayanıklı yapacaktır. Şöyle düşünmelisiniz. “Eğer yapacağım bu iş gerçekten olursa da benim için iyi, gerçekleşmez ise de bu benim için iyi bir durumdur. Ben elimden geleni yapacağım ve bundan sonrası için de dua edeceğim.” Zira dua etmek manevi yönden insanların hemen hemen tamamında çok etkili sonuçlar vermektedir. Sizlerin ayakta kalmanızı sağlayan en önemli konu da zaten manevi inancınızdır. Eğer manevi yönden kendinizi geliştirmez iseniz size dünyanın tüm paralarını da verseler mutlu olamazsınız. Bunu size açık ve net söylemek istiyorum. Sanıldığının aksine güçlü olmak mutlu olmayı gerektirmez. Zira nice fakirler var ki yokluk içinde dahi kendi manevi moral motivasyonları sayesinde ayakta kalabilmekteler. Nice zenginler de var ki hergün psikologların kapısını aşındırmakta. Öyleyse moral ve motivasyon için maddi ve manevi olarak inancınızın çok sağlam olması gerekmektedir. Bunun için kendi inancınızı hiç vakit kaybetmeden öğrenmeye çalışın. İnancınız konusunda ne kadar bilgili iseniz dirayetiniz de aynı oranda sağlam olmaktadır.

4- Çevresel Koşullarınızı Düzeltin ;
Eğer çevresel koşullarınızda sizin moralinizi bozan dış faktörler var ise işe vakit kaybetmeden bunları değiştirmekle başlayın. Sözgelimi evinizde sevmediğiniz eşyalar varsa derhal kurtulun. Giydiğiniz zaman size iyi hissettirmeyen giysilerinizi dolabınızdan çıkartın. Evinizdeki eşyalardan, giydiğiniz giysilere kadar, hatta gittiğiniz mekanlara kadar moralinize olumsuz etki edecek tüm dış faktörlerden korunmalısınız.

5- Yaşamınızı düzene sokun;
Hayatınızda düzensiz olan tüm etkenleri tek tek belirlemelisiniz. Bir yaşam planı yapmalısınız. Bu planda gündelik olarak ve hayatınızın genelinde uygulayacağınız tüm yaşam planlarınızı tek tek hazırlayın. Planlı ve düzenli olmak, bir plan dahilinde ilerlemek her zaman insana güven verir. Sistematik, planlı/ programlı bir yaşam toplumda sanıldığının aksine insanı otomot yapmaz. Bu sıkıcı da değildir. Aksine planlı yaşamak ne yapacağınızı bilmek size güven verir. Kendinizin ne tepki vereceğini bilirsiniz ve dışarıdan insanlar tarafından saygıdeğer kabul edilirsiniz. Bütün bu etkenler olumlu pozitif bir güç olarak hayatınızın ilerlemesine katkıda bulunur.

6- İnsanlara Yardım Edin ;
Bazı insanlar sadece kendileri için yaşarlar. Hayat onların “Ben” lerinde sadece kendileri için sürer gider. Oysa insanlar sosyal varlıklardır. Bir topluluk içinde yaşarlar ve her insanın birbirine hakkı dolaylı da olsa geçer. Şöyle düşünün; Başkalarına yardımcı olmak ve özellikle de ihtiyacı olanlara yardımcı olmak insanın motivasyonunu üst düzeye çıkaran önemli unsurlardandır. Hiç birisine yardım ettiğinizde yaşadığınız olumlu pozitif duygu durumunu hatırlıyor musunuz ? İçiniz ne kadar da huzurla doluyor değil mi ? Çünkü yardım etmek insanın tabiatında olan olumlu ve pozitif bir eylemdir. Kendi motivasyonunuzu üst düzeyde mi tutmak istiyorsunuz ? O zaman başkalarına yardım yapmayı bir yaşam felsefesi olarak benimseyin. Özellikle de ihtiyacı olanlara yardımlarınızı eksik etmeyin. Bu bizi manevi yönden de güçlendirecek ve daha sağlam bir psikolojiye sahip olmanıza yardımcı olacaktır.

Hiç yorum yok: